30 Aralık 2012 Pazar

İkinci Hikayem Half of the apple



  • 97. Bölüm 

Oylum; sabah uyandığında, kendisinin nasıl odaya geldiğini bilmiyordu! 
Ama Kaan'ın işi bu diye düşündü, hazırlanarak salona geçti. Salonda 
onu güzel bir kahvaltı sofrası bekliyordu. Sofranın başında da tabi ki 
Kaan... Güzel bir kahvaltı ettiler, iki karı koca gibi sonra? İkisi de 
Kanepelere geçtiler. İlk konuşmaya başlayan olmak ister gibi, konuşmaya 
başladılar... Sonra böyle olmayacağını anlayıp sustular.  Oylum; neden beni 
uyandırmadın dedi? Konuşmaya devam etti... ''Uyandır saydın eğer geze bilirdik 
öylece uyumak tuhafıma gitti, yarım günümüz boşa gitti dedi. Kaan; ne diyeceğini 
şaşırdı ama? Şimdi kalkıyorsunuz o kanepeden karıcığım, çantanızı alarak beni 
arabanın önünde bekliyorsunuz dedi. Odasına giyinmeye çıktı. Oylum da; 
Kendisine denileni yaptı çünkü evde oturmak istemiyordu arabanın önünde 
Beklemeye başladı, Kaan'ı... Kaan da; hazırlandıktan sonra? Oylum'un yanına geldi.
arabaya bindi. Oylum ne kadar sorduysa da, cevap alamadı? En sonunda durdu, 
araba yemyeşil bir yerde. Oylum arabadan indi, doğaya aşık oldu. Kaan'a sarıldı hemen! 
Sonrasında her yeri gezdiler, 3 saat sonra yorulduklarını ve acıktıklarını fark ettiler.  
Kaan arabasını bagajından; piknik sepeti çıkardı,  Oylum'a verdi. Oylumda sofrayı kurup, 
Kaan'ı çağırdı! Birlikte güzel bir yemek yediler, ama sonra? Oylum'un aklına ilaçları geldi. 
Kaan'ın da ondan farkı yoktu, aynı şeyleri düşünüyorlardı.  Oylum hemen eve gitmek ve
günü bitirmek için can atıyordu. Ama bir yandan da bu güzel güne devam etmek istiyordu! 
''İlaçların canı cehenneme dedi içinden, bugün bitmeyecekti ki? Kaan daha bir şey söylememişti... 


Kara İnci 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder