27. KISIM
Kara İncinin yolcusu olmaya hazır mısınız? Burada Nağmeler'imi bulacak yani; Şiirlerim ve hikayelerimi okuyacaksınız
25 Temmuz 2015 Cumartesi
GLAYOR
26. KISIM
Belki; pekala sorularının, başındadır. Normallik nedir ki? Yanılsama olsun! Neden yapılamıyor? Dolan anlar anılar olsada, nedense hiç umursamaz seni? Ve ya kendi işini, kendin hallet. Bitirmen için, eline koz verir. Hatıralar; olunamayan anılar, zamanda! Su an onun yanında sen olsan, bile eline ne geçer. Ya daha üzüntü ya da daha mutluluk. Hadi orada; davranışta bulunmana. kaderin el vermez! Cekiştirir olgular ya da şimdiki zamanda yanında olan varlık insanlığını. Artı bilincini uyararak, seni sarsar. Kriz geçirirsin, sende! Gerçekliğin ağır yüküyle, başbaşa kalırsın.
Kara inci
GLAYOR
25. KISIM
Hayat senin canını okumak için... Allah'ın önce; kaderine ''sen öyküsünü yaz önce'' demiş, öyle göndermiş yaşam alanı dünyaya seni. Bir adım at, dakikaların içinde hayatta duygularınla başlarsın! Sinirlenir ya da hüzünlenerek ağlama davranışında bulunur. Yaşa, doğ, öl. Al işte, ver ve gir her alanda vardır. Zerrede kendinden bir parça bulduğun olaylar, aynılık içinde tekrarlara döner, monoton dedikleri kavram yer alır akıllarda. Benim yazılarımdada; yer yer bu kavramlar vardır. Onun için, kimseden özür dilemeyeceğim! Zaten; hayat kurgularla çelişir. Bazen, keşkeler yerine? Iyi derim, dedikleri an haklılardır.
Kara inci
24 Temmuz 2015 Cuma
GLAYOR
24. KISIM
An anıya, gündüz geceye dönüyor sonuçta. Ama senin demek istediğin; ne en çabuk, ne en yavaş şekilde işliyor bizi Allah. Sende ona inanarak, güneşini boya! Ya en kızıla ya da en sarıya, seni sakinleştirsin diye! Kurut yaşat, yetişmeme gelişmeme dönüşmeme düşünmeme saygı duy. ''Hava, toprak, tahta'' derler ya! Aynı özelliğe sahip binlerce kişi var. Bir ömür boyu içlerinde kendi ışıkları değil, başkalarının elinde olan ışıkları vardır. Ağaçlar meyve vermek zorunda değildir bazen! Bitebilir bir şeyler, ters gider. Kuruyabilir o ağaç. Tutunduğun ağaçta, akasyada mor renkte. Doğanın getirisi üzerine, yazdığın kalem kağıt bile, ağaç ürünü.
Kara inci
GLAYOR
23. KISIM
Sen kimsin, sorusu sorulursa? Hiç şaşmam! Mutlu yaşamak anlarda saklı. ''Bir gül yeter'' derler, derim onlara. Sonu istesem de, karşılaşmadığım her şey izin vermez buna. Issız değildir ki hayat, seni mutlu etsin. Duygularınla ilahiyi anla ki, yak yakıl bul. ''Bulun'' dediğin, her ne varsa? Bu hayatta seni bekliyordur, zamanın sen gelmeden doldurulmuştur. Tat almaya bak, yapılan yaptığın her şeyden. Duygulardan yoksun değilsindir! Cünkü; ruhun bedeninin tutsağı, tüketeceği unsur değildir. Ikisini de eşit kullan, tüket yen yenil. Nereye kadar olumsuz düşüneceksin, hayatın durduğumu var? Ruhuna eziyet çektirme!
Kara inci
GLAYOR
22. KISIM
Onun için, çalış! Yeri geldiğinde; ailen, arkadaşların, çevrenin yanı sıra... Kalemin iyi yönlerin seni anlayacaklardır. Statü için değil, ama kendimi iyi hissetmek için yaptığım. Yazmak iş değildir! Gerçi olsaydı bile, zevk alırdım. Yine kaderinin oyunlarına, kansın insanlar. Boş ver geleceği ya da geçmişi için çalışsın! Simdiyi düşünmesin... Hiç sarılmayı; kim ne zaman, doğru dürüst becermiş ki? Simdi benden olgular içinde, olsa isteyebilsin! Ancak ölümden korksaydık, mazoşist olmazdık! Amacımda yol göstermek olurdu galiba? ''Dediğimi duy, yaptığımı yapma'' derim!
Kara inci
23 Temmuz 2015 Perşembe
GLAYOR
21. KISIM
Bir cana sıkıca sarıl! Iyi yaşamayı, iyi şekilde hayatını sürdürmeyi ister. Kişi her şeyin yolunda olmasını ister, ama? Isteklerine ulaştığına emin olamaz, hiç bir zaman! Olmak, statünün getirileridir. Statüden önce, birey kişi olduğunun farkına varsın. Iyi bir geleceğe, adım atmak ister insan. Su an hiç bir işe yaramamaktan iyidir, düşüncelere dalmak! Düşünceler seni veya seni tanıyan kişileri kurtarmayacak. Onun için, çalış duygularını davranışa çevir. Onu koru! Mesela; kalemin güçlüdür, seni okumasını sağla. Hayatına bir şekilde gir onun. Ancak kendi hayatında, yoluna koyacağın olmayan bir statün var.
Kara inci
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)