Babasına nasıl söyleyeceğini düşünürken
Bir anda her yer bembeyaz oldu biliyordu
Birileri gelir durumu düzeltirdi ya da anne
Söylemesi bile güzel dedi Dolunay anneme
Kavuşurum fena mı olur dedi Dolunay ama
En son biri yengemi demişti ben kimin ne
Zaman yengesi olmuştum dedi Dolunay evet
Diyerek hatırladı Tarık vardı hayatında son
Bir aydır sevgilisi on sekiz senedir de tanıdığı
Biriydi annesinin de tanıdığı sevdiği biriydi
Bunun doğru olduğunu göstermek için değil
Mi anne diye seslendi bulutların daha yoğun
Olduğu bölgeye doğru ve karşısındaki bir
Ses bir ışık evet bir tanem dedi Dolunay o
An anladı kabul yerindeydi ya sonsuzluğun
Başladığı yere ya da eski o tehlikeli dünya
İçine geri dönecekti beklemeye başladı
Onun içinde ama bu belirsiz bir durumdu
Dolunay'ın canını yakıyordu en sonunda
Nasıl olsa iki seçenekten biri olacak dedi
Kara İnci
Dolunay eve gitmedi eve
Babasıyla konuşacaktı
Ama bu ertelemeliydi onun
İçin yürüyüşünü yaptı önce
Sonra babasını aradı ne
Zaman geleceğini sordu bu
Gün toplantısı vardı çünkü
Üç saatte kadar evde olurum
Diyordu babası Dolunay'a ve
Dolunayda tedavi gördüğü
Merkeze uğradı ve Ufuktan
O lanet belgeyi istedi Ufuk'da
Tamam ama önce babanla
Konuşacaktın hani dedi Dolunay
İse tamam konuşacağım ama sen
Yinede ver şunu dedi aldı ve
Uzaklaştı ta ki arabaya çarpana
Kadar ne olduğunu anlayamadı
Bile çarpanda Doğaydı önüme
Çıkmasaydın keşke yenge dedi
Kara İnci
Bu olmadan ya da olduktan sonra
Bir şeyler yaparak durduracağım
Bana zarar vermesini dedi Dolunay
Ve sustu ama Tarık anlamıştı ne
Olacağını işte böyle dedi Dolunay
Söyle bakalım sınavların nasıl geçti
Geliyor musun yanıma dedi Dolunay
Tarık kahkaha attı ve evet dedi hemde
Yarın dedi bu kadar çabuk mu iyi dedi
Dolunay o zaman yarın sabah görüşürüz
Şimdi benim eve gidip babam ile
Konuşmam gerek sevgilim dedi Dolunay
Ne konuşacaksın dedi Tarık arkasından
Ama Dolunay duymadı nasıl olsa yarın
Öğrenirim ben dedi Tarık ve o da evine
Gitti derslerinin başına yüz ile akraba
Olmalıydı bunu çok iyi biliyordu yüz onu
Dolunay'a daha fazla yaklaştıracaktı bir
Dakika Dolunay yurt dışına gitmeyecek
Ki dedi olsun ama dedi onun her an
Kara İnci
Dolunay Tarık'ın okuluna gitti ve
Tabi ki kızları neredeyse bahçe
Ortasında dövecek gibi bakıyordu
Tarık bunu gördü ve güldü yüksek
Sesle sevgilim hoş geldin dedi ve
Dolunayda şöyle ol yola gel dedi
Dolunayda güldü hadi yürüyüşe
Dedi Dolunay ama bu gün senden
Sonrada devam edeceğim ben Ufuk
Öyle istedi bir saate çıkarttı zamanını
Dedi ama yapmalıyım bunu çünkü...
İşte onlar bir hıçkırıkla sonlandı Tarık
Sevgilim bana bak senin yanındayım
Dedi istediğin kadar ağlaya bilirsin
Durdurmam seni ama yalnız benim
Yanımda ağla olur mu diğer insanların
Seni küçük görmesini seni üzmesini
İstemiyorum dedi Tarık tamam o zaman
Dinle dedi Dolunay ve başladı içindeki
Şeyleri anlatmaya ben korkuyorum ve
Kara İnci
İçimden ne lanet iş bu ya diyordum
Dışımdan bir şey söylemesem de
Doktorlar anlıyordu sıkınca bir tuhaf
Oluyorsun dediler doğru sıkmamalı
Ve serbest bırakmalıydım kendimi
Ama Ufuk bir izin verse ah vermiyor
İşte dedi içinden Dolunay ve yarın
Müzik dinlemek için bir şeyler getirsem
Seni engeller miyim dedi Dolunay Ufuk
İse hayır dedi daha rahat hareket edersin
İyi olur dedi içeriden ah sesleri geliyordu
Bak sadece ben öyle düşünmüyor muşum
Dedi Dolunay Ufuk'a kahkaha attı Ufuk
Ve evet buradaki tüm hasta senin gibi
Düşünüyor dedi ve bu kırk beş dakikanın
Sonu oldu yaşasın dedi içinden Dolunay
Ufuk şu yarım saatlik yürüyüşü bir buçuk
Saate çıkar dedi Dolunayda olur öğretmenim
Dedi ve okula geçti dersler bugün daha da
Yavaş ve anlaşılırdı onun için çıkışta Tarık'ın
Kara İnci